DEPREM DEĞİL BİNA ÖLDÜRÜR – HABERLER

Yeni Alanya, Gölcük depreminin 20’nci yıldönümünde Alanya’daki yapıların durumunu sorguladı. Sektör temsilcileri Alanya’da 1999 yılı öncesi yapılan yapıların riskli olduğu söyledi. Türkiye’de yaşanan afetlerin başında gelen ve yaklaşık 18 bin kişinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos Kocaeli-Gölcük depremi 20’nci yılına girdi. Depremin yıldönümü ‘Oturduğumuz konutlar depreme dayanıklı mı? sorusunu da bir kez daha gündeme getirdi. 1 Ocak 2019 tarihinde yayınlanan Türkiye Deprem Tehlikesi Haritası’na göre Alanya’nın tamamında deprem riski 4’üncü dereceden 3’üncü dereceye yükseldi. 2017 yılında açıklanan deprem haritasında, Alanya’nın batısı 3’ncü derece, doğusu 4’üncü derece deprem bölgesiydi.
İnşaat mühendisi Aycan Fenercioğlu, Alanya’da 1999 yılları öncesinde yapılan yapıların riskli olduğunu belirtti. Özellikle merkezdeki yapılara dikkat çeken Fenercioğlu, “Alanya’da yeni yapılan yapıların hepsi depreme dayanıklı fakat 1999 yılı ve öncesi yapılan yapılar riskli. Riskli bölge olarak bakarsak özellikle Alanya merkezde çok fazla eski bina var. Onun dışında Mahmutlar Mahallesi’nde oldukça fazla riskli yapı var. Son yapılan binalarda yönetmeliklere göre gerekli önlemler alınıyor. Olası deprem sonrası toplanma yeri yeterli değil. Yeni projelerle geliştirilmesi lazım. Fakat en önemlisi deprem değil, binalar öldürür. Özellikle yeni imara açılan yerlerde güvenli yapı ön planda olması gerekir” dedi.
Yeni yapılan yapıların 2000’li yılların öncesine göre daha denetlenir olduğunu belirten inşaat mühendisi Hüseyin Gülseren, “2000 yılından sonra yapılan yapılar önceki yıllara göre yapılan yapılardan daha kaliteli. Ayrıca şartnameler 3-5 senede bir yenileniyor ve yeni şartnameye göre yapılan yapılar daha kaliteli. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapılan yapılar da bu kapsamda daha kaliteli ve dayanıklı. Yapı denetim sisteminin başlamış olması inşaatların kontrol ediliyor olması da yapı kalitesini oldukça arttırdı. Teknik kurallarına göre yapıldıktan sonra Alanya’da deprem açısından çok risk yok. Riski bölgeye göre değil de binaların eski olup olmamasına göre bakmalıyız. Örneğin 20-30 yıl önce bina yapımında bilmeden kullanılan deniz kumu ile yapılan yapıların kolonlarında çatlama varsa bina sahiplerinin riskli olup olmadığını araştırması gerekir. Bir binanın riski bölgesinden daha çok kaç yıllık yapı olmasıyla ve teknik kurallarına uygun yapılıp yapılmaması ile alakalıdır. Şartname hangi zemine göre nasıl bir temel yapacağını tanımlıyor. Yapılar artık 2000’li yılların öncesine göre daha denetlenir durumda” diye konuştu.

2019-08-17 15:11:41 tarihinde yayınlandı

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

DİM WEB TV UYGULAMASINI İNDİRDİNİZ Mİ?

IOS uygulaması : https://itunes.apple.com/tr/app/haber-sistemi/id492732333?mt=8?l=tr&mt=8 Bu uygulama hem iPhone, hem iPad için tasarlanmıştır. Artık hem iPad'inizde hem iPhone'unuzda benzer kullanıcı deneyimini yaşayabileceksiniz.
Android uygulaması:https://play.google.com/store/apps/details?id=com.dimmedya.yenialanya